20 Eylül 2011 Salı

İyi kalpli olun ömrünüz uzasın


Günümüzde koroner kalp hastalıkları ve buna bağlı ölümler hızla artıyor. Özellikle gençlerde görülen kalp krizleri pek çoğumuzu endişeye sürüklüyor.


Ancak genç ölümlerin çoğunun gerçek anlamda kalp krizi olmadığını söyleyen Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ali Oto ‘Aslında bu ölümlerden çoğu kez gözden kaçmış doğumsal bir kalp ya da kapak hastalığı sorumlu’ diyor

Kalp ve damar hastalıkları tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en başta gelen ölüm nedeni. Ülkemizde yılda yaklaşık 200 bin kişiyi kalp ve damar hastalıklarından kaybediyoruz. Eğer önlem alınmazsa önümüzdeki 10 yılda bu sayının katlanarak büyümesi bekleniyor. Bundan birkaç yıl önce birçoğumuz kalp krizini ileri yaşlarda karşılaşılan bir problem olarak düşünüyorduk. Oysa şimdi gazeteleri açtığımızda ‘17 yaşında genç futbol oynarken ya da bisikletten düşünce kalp krizi geçirdi’ gibi haberlerle daha sık karşılaşır olduk. Biz de Türk Kalp Vakfı tarafından bu yıl ‘İyi kalpli ol’ sloganıyla düzenlenen 20. Kalp Haftası nedeniyle Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Oto’yla kalp sağlığıyla ilgili merak edilenleri konuştuk.


SON YILLARDA ÇOK ARTTI

Bundan 30-40 yıl önce romatizmaya bağlı kalp hastalıklarını birinci sırada olduğunu anlatan Ali Oto bugün koroner kalp hastalıkları ve buna bağlı ölümler ön plana geçtiğini belirtiyor. Kalp krizi görülme sıklığının da son yıllarda hızla arttığını belirten Oto ‘Bunun çok çeşitli nedenleri var. Batı tipi (sağlıksız) beslenme, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve şişmanlık en sık rastlanan nedenlerden. Bu arada toplumun şişmanlaması ile birlikte diyabet (şeker hastalığı) ve hipertansiyon da daha sık görünür hale geldi. Ayrıca sigaranın hala yaygın olması ilk sırada sayılabilir. Ülkemizde her iki erkekten ve beş kadından biri sigara içiyor’ diyor.

SİGARA EN ÖNEMLİ ETKEN

Gençlerde görülen kalp krizleriyle ilgili Prof Dr. Ali Oto şunları söylüyor: ‘Burada bir yanlış anlamayı düzeltmekte yarar var. Kalp krizinden bizim kastımız kalbi besleyen koroner damarlardan birinin ani olarak tıkanması sonucu kalp dokusunun ölmesini... Ancak gençlerde, özellikle sporcularda ani ölüm çok nadiren bir damar tıkanması sonucudur. Çoğu kez gözden kaçmış doğumsal bir kalp hastalığı ya da kapak hastalığı bundan sorumlu. Bazen da kalpte yapısal bir sorun olmamakla birlikte yine doğuştan olan bazı elektriksel bozukluklar da ani kalp durmasına neden olabiliyor. Dolayısıyla basında çıkan genç ölümlerin çoğunluğu gerçek anlamda kalp krizi değil. Ancak kalp krizinin görülme yaşının bir miktar gençleştiği gözlemi doğru. Burada en başta sigaranın etken olduğunu görüyoruz.’

Beslenmenin kalp ve damar hastalıklarının gelişmesinde önemli bir yer tuttuğunu hatırlatan Prof. Dr. Ali Oto yüksek kalorili, aşırı yağlı besinler (özellikle çok doymuş ve trans yağlar), aşırı tuz tüketiminin, aşırı kırmızı etle beslenmenin sağlıksız beslenme örneklerini oluşturduğunu söylüyor. Kalp sağlığını korumanın sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz yapma, şişmanlamama, sigara içmemekle ve düzenli bir yaşamla mümkün olduğunu hatırlatan Oto ‘Ayrıca kan basıncı, kan şekeri ve kan yağları belli aralarla kontrol edilmeli, yüksekse tedavisi yapılmalı. Katı yağları içermeyen, sebze ve lifli besinler ağırlıklı, taze meyve içeren, kırmızı etin az tüketildiği, ölçülü miktarda balık ve tavuk etinin yer aldığı, aşırı tuz içermeyen bir beslenme tercih edilmeli’ diye konuşuyor.


Kalp krizinde aspirin çiğnetip ambulans çağırın

Prof. Dr. Ali Oto’ya internette dolaşan şu mailin doğruluk oranını da soruyoruz: ‘Yalnızsanız ve kalp krizi geçiriyorsanız devamlı ve şiddetli bir şekilde öksürerek yardımcı olabilirler. Bu şekilde, kalp krizine maruz kalan kişi, kendisini bir hastaneye ulaştırabilir.’ Bu tarz bir önerinin akılcı olmadığını söyleyen Ali Oto yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor: ‘Kalp krizinin başlangıç döneminde bazen kalp hızında ani yavaşlama olabilir; öksürme ile bazen bu gerçekten kısa sure için hızlanabilir. Ancak kalp krizi geçirdiğinizi hissedince öksürmeye başlayın şeklinde bir öneri akılcı değildir. Kalp krizi geçirdiğini hisseden bir kişi hemen yaptığı işi bırakmalı dinlenmeye geçmeli ve yardım istemelidir. Kalp krizi geçiren hastaya hemen 300 mg aspirin çiğnettirilip hastaneye götürülmelidir. Kalp krizi geçirdiği düşünülen hasta yürütülmemelidir. Eve hekim çağrılmaz. Şimdi artık 112 ambulans sistemi çok iyi çalışıyor. Ambulans çağrılıp hastaneye daha güvenli ulaşım sağlanır.’

Nefes darlığı haberci olabilir

Günümüzde pek çok kişi kalp hastalıklarıyla karşılaşma olasılığının yüksek olduğunun bilincinde’ diyen Prof Dr. Ali Oto şöyle devam ediyor: ‘Eğer kişi günde bir-iki paket sigara içiyor, aşırı şişman, kan basıncı yüksek ve ailesinde koroner kalp hastalığı varsa bundan daha iyi haberci olmaz. Dolayısıyla bu çok bilinen ve düzeltilebilir risk faktörlerinin ortada kaldırılması temel hedef olmalıdır. Hastalık ortaya çıktığında ilk belirti çoğu zaman hareketle, sinirlenmekle bazen cinsel ilişki sırasında gelen tipik göğüs ağrısıdır. Bu ağrı göğsün ortasında, daha çok baskı şeklinde, sırta sol omza sol kola ve sol elin son iki parmağına yayılan biçimde olabilir. Genellikle dinlenmekle geçer. Seyrek olarak göğüs ağrısından çok hareket sırasında hissedilen, göğüste sıkışma ya da nefes darlığı şeklinde de kendisini gösterebilir. Bunlara benzer yakınmalar hissedildiğinde hemen hekime başvurulması yaşam kurtarıcı olabilir.’
Paylaş:

0 yorum:

> >

Çok Okunanlar

Arşiv

Sponsor

Bumerang - Yazarkafe

Blog Listem

Quantcast

Rastgele

Copyright © pratik sağlık | Site Tasarımı: Hesaplı Site Design by Hesapli Site | Zebra Yayıncılık zebrayayincilik.tk