Eklem kireçlenmelerinin belirtileri, nedenleri ve tedavisi


Bilgisayar karşısında uzun süre oturarak çalışmak ve hareketsiz yaşam omurga eklemlerinde kireçlenmelere ve hayat kalitesinin düşmesine neden oluyor. Ancak ofis çalışanlarını bekleyen bu rahatsızlığın önüne geçmek bir takım fiziksel aktivitelerle mümkün olabiliyor. 

Kronik ağrıya neden olarak hayat kalitesini düşüren eklem kireçlenmeleri, doğru tanı konulması ve tedavi edilmesi gereken bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Kireçlenme tanısı için önce detaylı muayene ve davamında bazı testlerin yapılması teşhisi kolaylaştırıyor.

Omurga eklem kireçlenmeleri (dejeneratif disk hastalığı)

Omurga eklem kireçlenmeleri yani disklerde meydana gelen kireçlenmeler ve bozulmalar dejeneratif disk hastalığı olarak adlandırılıyor. Omurgada bulunan diskler iki kısımdan meydana geliyor, ortada çekirdek ismi verilen sulu kısım ve etrafındaki çember. Yaşla birlikte disk yüksekliğini ve su içeriğini yitirmeye başlıyor. Doğuşta %88 olan su oranı yaşla birlikte %80’lere hatta daha aşağıya düşebiliyor.

Buna bağlı olarak diskleri ve omurları birbirine bağlayan bağlarda da bozulmalar baş gösteriyor ve diskin daha kolay yırtılmasına zemin hazırlıyor. Fiziksel yapı, kalıtım, sigara gibi etkenler de diskin yaşlanmasına neden olan etkenler arasında yer alıyor. Diskin içerisinde kırıklar ve fay hatları belirmeye başlar. Bu hastalığın tüm belirtileri her zaman MR veya BT ile görüntülenemeyebilir. Ancak diskografi denilen, disk içerisine boyalı madde verilerek yapılan bir inceleme ile ortaya konabilir.

Omurga eklem kireçlenmelerinin belirtileri

En sık görülen bulgu bel ve kalçalara yayılan ağrıdır. Ağrı hareket etme, yük kaldırma, eğilme ya da yana dönme ile artabilir. Günlük aktiviteyi azaltır. Böyle hastalarda hareket kısıtlılığı, günlük etkinliklerden uzak kalma sonucunda depresyon ve diğer psikolojik bozukluklar da baş gösterir.

Omurga eklem kireçlenmelerinin tedavisi

Tedavisinde hastalığın iyileştirilmesinden çok ağrının giderilmesine önem ver­ilir. Başlangıçta ağrı kesiciler yeterli olabilir. Fizik tedavi yöntemlerinden geçici olsa da yararlanabilirler. Daha önemli olan düzenli egzersizlerle bel kaslarının güçlendirilmesidir. Böyle yöntemlerle düzelmeyen hastalarda diskin içerisine elektrot yönlendirerek disk içerisindeki ağrı sinirlerinin yakılmasına dayanan disk içi elektrotermal tedavi uygulanabilir.

Fiziksel aktiviteden kaçınmak yerine özendirilmeli, hasta daha çok hareket etmelidir. Bu amaçla uygulanacak egzersiz programlarında bel ve karın kasları güçlendirilmeli, hasta kilolu ise kilo vermesi sağlanmalıdır. Çok ilerlemiş hastalarda eğer disk yüksekliği sıfıra inmiş ve omurlar birbiri üzerine binmişse füzyon adı verilen omurların birbiri ile bağlanmasını sağlayan ortopedik ameliyatlar gündeme gelebilir.

Boyun kireçlenmesi;

Boyun kireçlenmesi de boyunda şiddetli ağrılarla ve boyun eklemlerinde sertleşmeyle ortaya çıkıyor. Bu sağlık problemi boyundaki eklemler ve üst omurga kemiklerinin zamanla yıpranması ve aşınması sonucu gelişiyor. Boyun kireçlenmesi sürekli ve oluştuğu bölgede tahribata yol açan ve ilaç tedavisi olmayan bir hastalıktır. Bu nedenle bu rahatsızlığın bir an önce tedavi edilmesi çok önemlidir çünkü zaman geçtikçe daha da kötüye gidebilir.

Boyun kireçlenmesi belirtileri

Boyun kireçlenmesinin ilk aşamada boyun bölgesinde şiddetli ağrılar ve sertleşme gibi etkileri vardır. Rahatsızlık ilerledikçe ortaya çıkabilecek muhtemel belirtiler şunlardır: boyunda başlayan zamanla omuz ve kollara da yayılan ağrılar, boyunda çatlama, tıkırtı ve gıcırtı benzeri sesler, el ve kollarda uyuşma ve zayıflama, boyun bölgesinde kas spazmları, yorgunluk, gerginlik hissi, baş ağrıları ve sersemlik, uyku zorlukları ve bölünmesi, eklemlerde şişme, duyarlılık artışı gibi nedenler ortaya çıkabilir.

Boyun kireçlenmesinin nedenleri

Boyun kireçlenmesi nadiren kemik ya da omurga rahatsızlıklarından da kaynaklanabilir. Fakat bireysel olarak boyun kireçlenmesinin nedenini tam olarak belirlemek bazen mümkün olmayabilir. İnsanlar yaşlandıkça boyun kireçlenmesi ihtimali de önemli ölçüde artar. Bunun nedeni omurgadaki disk, kemik ve eklemlerin zamanla tahrip edici boyutta yıpranma ve aşınmalara uğramasıdır.

Boyun kireçlenmesinin birçok nedeni vardır. Duruş bozukluğuna bağlı; kafa ve boyunu uzun süre aynı pozisyonda tutmak boyunda sertleşmeye yol açarak kireçlenmeye neden olabilir. Uzuvları aşırı Kullanma nedeniyle; boyun etrafındaki belirli eklemlerin uzun süre kullanılması da boyun kireçlenmesi riskini artırır.

Sakız çiğnemek, dişleri gıcırdatmak, ya da uzun süre bilgisayar ekranına bakmak boyun eklemlerinin aşırı kullanılmasına neden olur. Sakatlıklar nedeniyle; boyundaki omurlar ve omurga bir düşme ya da kaza sonucu sakatlanarak boyunda kireçlenmeyi doğurabilir. Aynı zamanda; menenjit, beyin iltihabı ve lyme hastalığı gibi bazı hastalıklar boyun eklemlerinde kireçlenme gibi ciddi yan etkilere yol açabilen enfeksiyonlardır.

Ofis çalışanları için basit ama etkili öneriler;

1-Çalışırken masa başında mutlaka dik oturun: Özellikle tüm gün masa başında çalışan kişilerin oturma pozisyonlarına dikkat etmesi gerekiyor. Omurga bir bütün olarak çalışıyor ve sırt veya bel eğriliği boyun eğriliğini de etkiliyor. Bu nedenle dik oturmayı sağlayıcı tedbirler alabilirsiniz;

2- Oturduğunuz sandalye yüksekliği doğru ayarlayın: ayaklarınız yere temas ettiğinde dizler 90 derece açı yapacak kadar yüksek olmalıdır.

3- Bel desteği kullanın: sandalyenizin bel desteği yok ise mutlaka bel yastığı kullanın.

4- Bilgisayar ekranıyla doğru açıdan çalışın: monitörün üst kenarı kaşınızın hizasında olsun böylece dik oturduğunuzda kullandığınız bilgisayarın ekranının üst kenarı kaş hizanızda gelecektir. Eğer monitör aşağıda kalır ise başınızı sürekli öne eğerek oturmak kireçlenmeye ve boynun düzleşmesine neden olabiliyor. Laptop kullanırken de yine doğru açıdan kullandığınıza emin olun.

5- Hareket edin oturduğuz yerden kalkın: sürekli oturarak çalışıyorsanız her iki saatte bir ara vererek ofis içerisinde yürüyüş yapın, ufak egzersiz hareketleri ile boynunuzu da hareket ettirin.

Kifoz (kamburluk) oluşumuna dikkat!

Kifoz, kamburluk olarak da bilinen, omurganın öne doğru eğilmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. İnsan omurgasında yandan bakıldığında anatomik olarak birbirini izleyen ters eğrilikler (boyunda, sırtta, belde ve leğen kemiğinde) bulunur. Kifoz hastalık olarak en çok sırt bölgesinde görülüyor. Kifoz hastalarına yandan bakıldığında baş vücuda göre daha önde izlenir. Sırta yandan bakıldığında da çıkıntı görülür şekildedir. Bazı hastalarda bel çukurunda bir artış da söz konusudur. Bu değişiklikler çoğu hastada üzerinde elbiseler olduğunda fark edilemeyebilinir.

Kifoz önlenebilir mi? Önlemek için neler yapılabilir?

Kifozun önlenebilmesine yönelik egzersizler genelde duruş bozukluğuna bağlı olabilir. Kısa olan karın, göğüs ve bacak kaslarının uzatılması aynı zamanda omurga çevresindeki kasların da güçlendirilmesi gereklidir. Eğimin çok arttığı hastalarda ise cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Cerrahi operasyon ile kamburluk düzeltilirken, eğikliğin ilerlemesinin de önüne geçilebilir.

Özellikle bayanlarda ciddi sırt ağrıları ve kamburluklar hem nefes alıp vermede zorluk hem de psikolojik sorunlara da neden olabilmektedir.Başlangıçta bu kamburluğun duruşa bağlı olduğu düşünülürse de zaman içerisinde ilerleyebilmekte ve kalıcı hale gelebilmektedir.

Bu şekilde geçmeyen ve uzun süreden beri de uzun eden sırt ağrıları olanlar ve kamburluk şikâyeti fazla olduğu durumlarda mutlaka bir dahakine başvurarak kamburluk ölçümü yapılması ve omzun takip altında olması oldukça önemlidir. Bunun dışında hareketsiz yaşama bağlı olarak ortaya çıkan sırt ağrıları ve kamburluklarda yapılabilecek olan belirli basit önlemler vardır. Bunların başında sırt ve karın kaslarını güçlendirici egzersiz ve yüzme oldukça önemlidir.

Boyun düzleşmesine dikkat!

Boyunda oluşan bu düzleşme boyun omurlarına aşırı yüklenmeden akciğer sorunlarına kadar birçok şikayeti beraberinde getiriyor. Omurga, yandan bakıldığında bir takım eğriliklerden oluşuyor. Öyle ki boyunda, sırtta ve belde farklı çukurlaşmalar bulunuyor.

Boyun çukuru; özellikle atlama -sıçrama sırasında başın ağırlığının yapacağı ivmelenme kuvvetini içine hapsederek yükün sırt omurgasına daha az yansımasını sağlıyor ve içinden geçen sinirlerin de korunmasına yardım ediyor. Bu eğriliğin azalmasında ise düzleşme denilen sorun ortaya çıkıyor.

Boyun düzleşmesi hayat kalitesini düşürüyor…

Normal duruş sırasında başın öne doğru olması boyun düzleşmesinin en sık görülen belirtisidir. Düzleşme dışarıdan görülecek kadar belirgin olabilir. Boyun düzleşmesi her zaman ağrıya neden olmayabilir veya ağrılar düzleşme ileri bir aşamaya gelip sinirlere baskı yapıncaya kadar ortaya çıkmayabilir.

Ancak ağrı varsa bu ağrılar genellikle boynun sırtla birleştiği noktada veya biraz altında görülebilir. Baş geriye doğru yatırıldığında ağrı şiddetlenebilir. Aynı zamanda boynu tutan kaslarda ağrılar yaşanabilir.

Masa başı işlerde çalışanların çok en çok yakındığı boyun düzleşmesi nedeni ise yanlış oturma ve bilgisayar karşısında uzun süre çalışmaktan kaynaklanıyor. Kötü pozisyonda kitap okumak, yine dizüstü laptop bilgisayar kullanımı da boyun fıtığı ve boyun düzleşmesine neden olabiliyor.

Omurganın boyun bölgesinde düzleşmesi boyun hareketlerinin kısıtlanmasına yol açabilir. Bu, boynu sağa veya sola tam olarak çevirememe ve ileri doğru sabit bir şekilde ağrı yaşamadan uzun süre bakamama anlamına gelebilir.

Hastalığın şiddetli belirtileri arasında; ilerlemiş boyun düzleşmesi sinir köklerinin ve omuriliğin baskıya maruz kalmasına neden olabilir. Trafik kazasında boyuna alınan darbe sonucu travma kaynaklı, omurga disk rahatsızlıklarına bağlı boyun fıtığı ve boyun fıtığı dejenarasyonu, kemik ve eklem hastalıkları ciddi boyun düzleşmelerine neden olabiliyor.

Tedavi yöntemleri

Boyun düzleşmesi tedavisinde izlenecek yol omuriliğe ve sinir köklerine baskı olup olmadığına göre değişmektedir. Eğer sinirlere baskı yoksa doktor kontrolünde; kasları güçlendirmek için boyun egzersizleri yapmak, ağrıları hafifletmek için boyunluk takmak veya ağrı kesici kullanmak gerekebilir. Yine omuriliğin ve disklerin durumuna göre fizik tedavi uzmanına gitmenizi tavsiye edebilir.

Düzleşme herhangi bir nörolojik soruna yol açmıyorsa ve ilerleme göstermiyorsa cerrahi operasyon yapılmaz. Ancak düzleşme nedeniyle omuriliğe baskı varsa ve buna bağlı olarak vücudun çeşitli noktalarda güç kaybı görülüyorsa ameliyat seçeneği düşünülebilir.

Boyun bölgesine yapılacak ameliyatlar bu bölgede pek çok sinir bulunması nedeniyle oldukça riskidir. Cerrahi müdahale sırasında hedef omurilik üzerindeki baskıyı hafifletmek ve düzleşmenin ilerleyişinin durdurulmasıdır.

Etiketler: , , ,